İstanbul'un Fethi ya da Avrupa kaynaklarında geçen ismiyle Konstantinopolis'in Düşüşü, 29 Mayıs 1453 tarihinde Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu'nun başkenti Konstantinopolis'in, Fatih Sultan Mehmet önderliğindeki Osmanlı ordusu tarafından alınmasıdır. Daha sonra şehir Osmanlı Devleti'ne başkentlik yapmıştır. İstanbul'un fethi ile 1058 yıllık Doğu Roma İmparatorluğu sona ermiş, Orta Çağ kapanıp Yeni Çağ süreci başlamıştır.
Hazırlıklar
II. Mehmed, Konstantinopolis'i ele geçirmek için öncelikle deniz yardımının kesilmesi gerektiğini düşünmekteydi. Bu gerekçe ile büyük dedesi Yıldırım Bayezid'in yaptırmış olduğu Anadolu Hisarı'nın karşısında Rumeli Hisarı'nı yaptırdı. Bu hisar, Tuna Nehri ile Karadeniz'den gelecek yardımı önlemenin yanında, Osmanlı Donanması için bir üs konumu üstlenecekti. İstanbul'u kuşatacak ordunun arkasını korumak amacı ile Avrupa'da bir çok stratejik noktaya birlikler gönderildi. Mora Yarımadası kuşatıldı. İstanbul'un yüksek ve kalın surlarını yıkmak amacı ile Edirne'de, devrin önemli mühendisleri Musluhiddin, Saruca Sekban ile Osmanlılar'a sığınan Macar Urban'a toplar döktürüldü. Edirne ve Konstantinopolis arasındaki yol düzenlendi ve topların geçebileceği kaliteye yükseltildi. II. Mehmed'in tasarlamış olduğu aşırtma gülleleri, günümüz ismi ile havan topları yapıldı.
Rumeli Hisarı'nın inşaası
Hisarın inşaatına 15 Nisan 1452'de başlanmıştır. İş bölümü yapılarak her bölümün inşaası bir paşanın denetimine verilmiş, deniz tarafına düşen bölümün inşaasını da II. Mehmed bizzat kendisi üstlenmiştir. Denizden bakıldığında sağ taraftaki kulenin yapımına Saruca Paşa, sol taraftakinin yapımına Zağanos Paşa, kıyıdaki kulenin yapımına da Çandarlı Halil Paşa nezaret etmiştir. Buralardaki kuleler de bu paşaların adlarını taşımaktadır. Hisarın inşaası 31 Ağustos 1452'de tamamlanmıştır. Hisarın yapımında kullanılan keresteler İznik ve Karadeniz Ereğlisi'nden, taşlar ve kireç Anadolu'nun değişik yerlerinden ve spoliler (devşirme parça taş) çevredeki harap Bizans İmparatorluğu yapılarından temin edilmiştir. Hisarın yapımında yaklaşık 300 usta, 700-800 işçi, 200 arabacı, kayıkçı, nakliyeci ve diğer tayfa çalışmıştır.
Bizans'a savaş ilanı
1452 yılında II. Mehmed, Bizans İmparatorluğu'na savaş ilan etti. 28 Haziran 1452'de Rumeli Hisarı'ndan 50.000 kişilik ordu ile hareket etti. İstanbul Surları karşısında çadırlar kuruldu. 31 Ağustos'a kadar ordu İstanbul'da kaldı. Ancak 31 Ağustos'ta Edirne'ye gidildi.
Bizans' ın durumu
Bizans İmparatoru XI. Konstantin Palaiologos, Papa V. Nikola'ya iki büyük Hıristiyan mezhebini (Ortodoksluk ve Katolik) birleştirmek için başvurdu. Konstantinopolis'in nüfusu da hızla azalıyordu. 1450 yılında 70.000 ile 80.000 arasında olduğu tahmin edilen nüfus henüz kuşatmadan önce 36.000 oluyordu. Papa V. Nikola ise aslen Rum olan ve eskiden Rusya Başpiskopos'u olan Polonya Kardinali İzidor adındaki zatı gönderdi. İzidor, Ayasofya'da Katolik usulüne uygun bir ayin düzenledi. İstanbul halkının bir kısmı ise bu durumu kabullenemeyerek:
Konstantinopolis'te Latin serpuşu görmektense Türk sarığı görmeyi tercih ederim!
diyorlardı. Papa V. Nikola'dan Bizans'a 3 kadırga ve 200 asker, savaş gereçleri ve gıda maddeleri geldi. 30 geminin de vaadi bildirildi. Sakız Adası'nda bulunan Cenevizliler'den 2 gemi ile 700 asker, Galata'daki Cenevizliler'den de 2 gemi ve 300 asker, İspanya ve adalardan da bazı kuvvetler gelmişti. Cenova'dan da Cenevizliler'in teklifi üzerine 500 asker ile 1 gemi gelmişti. Ücretli Türk askeri ise nadiren bulunuyordu. En önemlisi ise Ceneviz'deki Giustiniani ailesinden Giovanni Giustiniani 700 askeri ile yardım ediyordu. Eğer, Osmanlılar yenilirse Limni Adası'na düka tayin edebilme hakkına sahip olacaktı. Toplamında ise 20.000 asker Bizans'ı koruyordu. Gıda durumu ise genellikle Mora Despotluğu ve Sakız Adası'ndan karşılanıyordu. Bizans, ayrıca İstanbul Surları'na ve Galata'dan Sarayburnu'na çekilen zincirlere çok güveniyorlardı.
Şahi Topları
Bizans'ın Haliç'e gerdiği ve bugün Askerî Müze'de sergilenmekte olan zincirler
Osmanlı Devleti - Bizans İmparatorluğu
Kumandanlar:
Osmanlı
Bizans
(† işareti çatışmada öldüğünü gösterir.)
Güçler
Osmanlı:
- 70,000-80,000 asker
- 70 gemi
- 20 Kadırga
- 150 top
Bizans:
- 8,000-10,000 asker
- 26 gemi
Kayıplar
Osmanlı:
- Bilinmiyor
Bizans:
- 4,000 ölü
Edirne'den Konstantinopolis'e hareket
II. Mehmed, Şubat 1453'de, dökülen iri topların İstanbul önlerine götürülmesini emretti. 60 mandanın çektiği topun iki tarafında ikiyüzer asker yürüyor; kaymaması için çaba sarfediliyordu. Karaca Paşa komutasındaki 10.000 kişilik ordu İstanbul yakınındaki Vize, Silivri ve Ayestefanos kalelerini kuşattı. Nisan ayına gelindiğinde II. Mehmed, eyalet ve sancaklara orduya katılmaları için haber gönderdi. 5 Nisan 1453'de Osmanlı Ordusu, II. Mehmed'in komutasında İstanbul'a hareket etti. Asker sayısı 150.000 ile 200.000 arasında değişiyordu. Ayrıca, önemli hocalardan [ ARGO ]şemseddin, Akbıyık ve Molla Gürani de orduda bulunuyordu. 6 Nisan 1453'de 10.000 sipahi Maltepe civarını tuttu. II. Mehmed de Anadolu ve Haliç'i tutmuştu. Zağanos Paşa da Beyoğlu'nu fethetti, Galata üzerine yürüdü. Aynı gün padişah, Veli Mahmud Paşa'yı elçi olarak imparatora gönderdi. Ama barış teklifi kabul edilmedi.
Kuşatmanın başlaması
6 Nisan 1453'de barış şartları kabul edilmeyince kuşatma, Topkapı'dan (Sen Rumen) başladı. 12 Nisan'da sürekli bombardıman başladı. 17-18 Nisan'da ise Prens Adaları Baltaoğlu Süleyman Paşa tarafından fethedildi. 20 Nisan'da Bizans'a yardıma gelen 5 tane Rum ve Latin gemisi Osmanlı donanması'nı geçerek Haliç'e girdi. Bu olay, Baltaoğlu Süleyman Paşa'nın azline sebep oldu. Kaptan-ı Derya Hamza Bey oldu. (1456'ya kadar) Sultan Mehmet ve kumandanlar tarafından donanmanın nasıl Haliç'i aşabileceği görüşülmeye başlandı.
Fausto Zonaro'nun II. Mehmed komutasındaki Osmanlı Ordusu'nu İstanbul'u kuşatmaya giderken resmettiği bir eseri.
Gemilerin Karadan Haliç' e İndirilmesi
II. Mehmed, donanmanın karadan yürütülüp Haliç'e indirilebileceğni belirtti. Birçok vezir ve paşa bu duruma tepki gösterdi. Sultan görüşlere tepki göstererek:
Biz Peygamber müjdesini gerçekleştirmeye geldik. Biz Sultan Murad Han oğlu Mehmed Han'ız. Allah'ın izni ve yardımı ile imkansızı mümkün yaparız. Davranın, amele bulun, usta bulun! Dolmabahçe'den Beyoğlu sırtlarına doğru geniş bir yol açın. Yol boyunca kızakları döşeyin. Cenevizliler'den yağ alıp kızakları yağlayın. Amma çok gizli tutun. Bizans bu durumu fark etmemeli.
dedi.
Bunun üzerine 67 (veya 72) parçalık donanmanın Haliç'e indirilmesi kararlaştırıldı. Dolmabahçe'den Beyoğlu sırtlarına uzanan bir yol yapıldı. Kızaklar döşenip, yağlandı. Gemilerin altına konacak arabalar hazırlandı. Çok sayıda manda ve öküz sağlandı. Cenevizli casuslar ise yoğun çalışmayı görüyor, ama kestiremiyorlardı. Bu sırada Molla Gürani, yanında talebeleriyle geldi. Molla Gürani, fethin Sultan Mehmet'e gerçekleşeceğini belirterek:
Hünkarım, fetih size nasip olacaktır. Sakın vazgeçmeyin. Müritlerimle geldim. Kefenlerimiz boynumuzdadır. Ölene kadar fetih yolunda yürümeye andımız var.
dedi.
Bir gece içerisinde donanma Haliç'e indirildi. 22 Nisan'da donanma Haliç'ten ateşe başladı. Bizans Başkumandanı olan Giovanni Giustiniani ise, donanmanın Haliç'e indirilmesine inanamıyordu. Ayrıca, bu sırada İstanbul'a padişahın emri ile Zağanos Paşa tarafından köprü yapıldı.
Fausto Zonaro'nun "Osmanlı Donanması'nın Haliç'e indirilmesi" adlı tablosu. Günümüzde Dolmabahçe Sarayı'nda sergilenmektedir.
Son gece ve fetih
II. Mehmed, 28 Mayıs'ı 29 Mayıs'a bağlayan gece [ ARGO ]şemseddin'e Konstantinopolis hakkındaki görüşlerini öğrenmek için Ahmet Paşa'yı gönderdi. [ ARGO ]şemseddin ise şehrin yarın fethedileceğini söyledi. Konstantinopolis'te ise XI. Konstantin, Ayasofya'dan çıkınca, atına binip askeri mevkileri dolaştı. Halkı ve askerleri heyecandıracak konuşmalar yaptı. Osmanlı tarafının kesin hücuma kalkacağı Galata'daki Cenevizliler ile Osmanlı Rumları tarafından XI. Konstantin'e bildirilmişti. II. Mehmed ise 29 Mayıs günü şehrin fethedileceğini belirterek:
Ya ben Bizans'ı alırım, ya da Bizans beni!
demişti.
Çemberlitaş Sütunu'nun günümüzdeki durumu.
29 Mayıs sabahı, namazını kıldıktan sonra atına binen II. Mehmed, maiyetiyle birlikte ön safa geldi. Verilen emirle toplar ateşlendi. Osmanlı Ordusu hücuma başladı. Lağımcılar kaleyi patlatmaya çalışırken, Bizans askeri de kaynar katranları surların üzerinden Osmanlı askerlerine döküyordu. Padişah ise Topkapı önlerinde demir topuz ile savaşıyordu. bu sırada Giovanni Giustiniani ağır yaralandı. Konstantin'den tedavi için izin istediği zaman Konstantin:
Yaranız ağır değildir; bununla beraber, buradan nasıl çıkacaksınız?
diye sordu. Giovanni ise:
Cenab-ı Hakk'ın Türklere açmış olduğu yolu takip edeceğim.
dedi. Ardından da Galata'ya sığındı ve orada öldü.
1454 yılında Konstantinopolis Ortodoks Patrikhanesi Lideri II. Gennadios ile II. Mehmed'i görüşürken tasvir eden bir tablo.
700 kişilik birliğiyle gelen Giovanni, bölgeyi terk edince Bizans ordusu iyice bozulmaya başladı. Ulubatlı Hasan adlı bir yeniçeri ise 30 arkadaşı ile kaleye tırmanıyordu. Bizanslılar sekizini ok ve top atışlarıyla vurmuş ise de 22 kişi surlara tırmandı ama kısa sürede ok ve top atışlarında yaralandı. Ulubatlı Hasan ise sancağı kaleye dikti. Ancak ok darbeleri ve açılan ateşlerle orada vefat etti. Söylediği son söz ise:
Allah'ım bu sancağı buradan indirme!
idi.
Bir Yeniçeri müfrezesi Ulubatlı Hasan'ın naaşını II. Mehmed'in huzuruna getirir. Padişah, cenazeyi gözlerinden öperek:
Eğer Sultan olmasaydım, Ulubatlı Hasan olmak isterdim!
demiştir.
Bu sırada imparator öldü. İmparatorun ölümü ile ilgili çeşitli rivayetler vardır. Aynı zamanda veliahtlardan Kantakuzen de ölmüştü. Şehzade Orhan ise intihar etmişti. Bu sırada II. Mehmed, Topkapı'dan şehre girdi. Böylece şehir fethedildi. II. Mehmed, Fatih ünvanını aldı. Bu sırada Giritli askerler bahçede halen çatışma içindeydi. Fatih bunları görünce, silahlarıyla beraber Girit'e dönmelerine izin vermiştir. Daha sonra Bizans Patriği'ni telkin ederek:
Ben Sultan Mehmed, sana ve arkadaşlarına ve bütün halka söylüyorum ki, bugünden itibaren ne hayatınız ve ne de hürriyetiniz hususunda benim gazabımdan korkmayınız.
dedi ve sancağı burçlarda gördüğüne sevinerek:
Aciz, fakir kulun Mehmed'e bu günleri gösterdiğin için sana şükürler olsun Rabbim!
dedi. Konstantinopolis halkının bir kısmı ise hala umutluydu. Çünkü Çemberlitaş Sütunu inançlarına göre Türklerin şehre girmesini önleyecekti. Ancak Çemberlitaş da geçildi ve Ayasofya'ya varıldı. Camii'ye çevrilmesi emri verildi.
Fetih ile ilgili bir kaç hikaye;
İstanbul'un fethinde açık kapı efsanesi
Bu yıl İstanbul'un fethinin 555 Yıldönümü İstanbul'un fethi dünya tarihinin en büyük olaylarından biridir Ancak Batılılar fethin şokunu atlatmak ve şehrin Türkler'in eline geçmesini küçümsemek için İstanbul'un açık unutulan bir kapı yüzünden düştüğünü uydurup, kendilerini teselli etmişlerdiBu yıl İstanbul'un fethinin 555 yıldönümü Ancak Batı hâlâ bu fethi unutamadı
Son Roma İmparatorluğu'nun başkentinin elimize geçmesini hiçbir zaman hazmedemediler Batılılar fethin şokunu atlatmak ve şehrin Türkler'in eline geçmesini küçümsemek için fetihten hemen sonra İstanbul'un açık unutulan bir kapı yüzünden düştüğünü uydurup, kendilerini teselli etmişlerdi.
KUŞATMA BAŞLIYOR
Uzun bir hazırlık döneminden sonra 6 Nisan 1453'te Osmanlı ordusu Bizans surlarının önündeydi 6 Nisan gecesinden başlanarak surlar top ateşi ile dövülmeye başlandı Surlarda yıkılan yerler, müdafiler tarafından hemen dolduruluyordu 7 ve 12 Mayıs tarihlerinde iki büyük saldırı gerçekleştirildiyse de, bir netice alınamadı Bunun üzerine Osmanlı toplarının çoğu Topkapı-Edirnekapı arasına kaydırıldı ve saldırılar şehrin en zayıf bölgesinde yoğunlaştırıldı Kuşatmanın uzaması, Avrupa'dan gelebilecek yardım yüzünden Osmanlı ordusunu zor duruma sokmuştu
Bu sırada Venedik donanması Ege'ye gelmişti 25 Mayıs'ta Bizans'a son kez teslim ol çağrısı yapıldı Bizanslılar'dan şehri teslim etmek isteyenler oldu Ancak İtalyanlar buna şiddetle karşı çıktılar Bu sırada Macarlar'ın, yardıma geldiği haberleri Osmanlı ordusunun moralini bozmuştu Tehlike büyüktü Vezirizam Çandarlı Halil Paşa, baştan beri savunduğu kuşatmayı kaldırma fikrinde ısrar etti Ancak Zağanos Paşa, Şehabeddin Paşa, Turahan Bey ve [ ARGO ]şemseddin saldırıya devam edilmesi gerektiğini söylediler
Büyük bir saldırıya geçilmesi için karar alındı Askere şehir alındığında üç gün yağma izni verildiği duyurusu yapıldı 28 Mayıs 1453'te bütün orduya İstanbul'a yapılacak son saldırı için hazırlanmaları emri verildi 29 Mayıs sabahı gün ağarmadan genç padişahın emriyle savaş naraları atarak saldıran askerlerin sesleriyle son hücum başladı Hiç durmadan çalan mehter askeri coşturuyordu Bizanslılar bu seslere karşılık vermek için şehirdeki bütün kiliselerin çanlarını çaldılar.
SON HÜCUM
Osmanlı askerleri şehre dur-durak bilmeden saldırıyorlardı Fatih ilk olarak azapları ve ordusundaki Hıristiyanlar'ı surlara saldırttı Osmanlı ordusunun en seçkin birlikleri surlara saldıran askerlerin arkasında düşmanın yorulmasını ve sıranın kendilerine gelmesini bekliyorlardı Saatler süren çatışmaların ardından II Mehmed son darbeyi vurmak üzere yeniçerileri savaşa soktu Binlerce askerini arka arkaya şehit veren Osmanlı ordusu karşısında Bizans'ın dayanma direnci kalmamıştı Şehre her taraftan saldırılıyordu Ancak asıl savaş Topkapı-Edirnekapı arasındaki surlarda oluyordu
Fatih, şehrin en zayıf kısmı olduğunu anladığı Topkapı-Edirnekapı arasındaki surları günlerce süren top ateşiyle ve lağım patlatarak tahrip ettirmişti Bu yüzden asıl hücum bu bölgeden yapılmaktaydı Bir gülle parçası şehrin en büyük savunucularından olan Cenevizli Giustiniani'yi yaraladı Adamlarının komutanlarını alarak Haliç'teki gemilerine gitmeleri, Bizanslılar'ın son direncini de kırdı
Bu sırada Topkapı civarındaki surlara çıkan Türk askerlerini gören Bizanslılar haykırarak şehrin iç kısımlarına doğru kaçmaya başladılar Topkapı surlarında ardı ardına Türk bayrakları dalgalanmaya başladı İstanbul bir anda "Şehir düştü, şehir düştü" sesleriyle çalkalanmaya başladı Surlarda dalgalanan Bizans Kartalı ve Aziz Markos'un aslanı bulunan bayrakların yerini Türk sancakları almıştı Şehrin savunması çökmüştü Binlerce Türk askeri içeriye girmeye başladı Bizanslılar evlerine, ailelerinin yanına giderken, bir kısım ahali ile yabancılar Haliç'teki gemilere kaçıyorlardı Öğlen olduğunda şehir tamamen Türkler'in eline geçmişti
AÇIK UNUTULAN KAPI
İlk büyük Osmanlı tarihçisi Hammer'den Romancı Stefan Zweig'e kadar birçok Batılı tarihçi ve edebiyatçı İstanbul'un fethinin son safhasını şu şekilde anlatırlar; "Surların arasında dolaşan birkaç Türk askeri Edirnekapı ile Eğrikapı arasında bulunan Kerkoporta (Cambazhâne) denilen yayalara ayrılmış küçük kapılardan birisinin aklın alamayacağı bir unutkanlık yüzünden açık kaldığını görürler Diğer askerlere de haber verilir ve Türkler bu kapıdan girerek İstanbul'u fethederler Herkesin unuttuğu bir kapı olan Kerkoporta, küçücük bir rastlantı, dünya tarihinin gidişini değiştirmiştir"
Bu bilgi sadece o sırada Midilli'de olan, yani şehrin fethini bizzat görmeyen Dukas Tarihi'nde vardır ve dönemin diğer kaynakları ile uyuşmaz Dönemin Türk kaynakları ile Barbaro, Dolfin ve dönemin diğer Latin ve Bizans kaynakları incelendiğinde fethin son aşamasının hiç de bu şekilde olmadığı anlaşılmaktadır Açık kapı söylentilerinin gerçekle alakası yoktur
Fethin şokunu atlatmak ve şehrin Türklerin eline geçmesini küçümsemek için çıkarılmıştır Bu rivayet Batı'da çok yaygındır Ancak yerli ve yabancı tarihlerin çoğuna göre Türk askerleri bugünkü Topkapı'ya yakın bir yerden savaşarak şehre girmişlerdir Nitekim bu bölgenin ismi de, surların gördüğü tahribat sebebiyle, fetihten sonra Top Yıkığu Mahallesi olarak anılmıştır
Fatih Sultan Mehmet Han'In kılıcı.
![[Resim: Istanbul.Topkapi082.jpg]](http://1.bp.blogspot.com/_CDcuCKyGHss/TEv8zTJ-lYI/AAAAAAAAAPs/InN3LRjT8vI/s1600/Istanbul.Topkapi082.jpg)
İSTANBUL'UN FETHİNDE KULLANILAN SİLAHLARDAN BİR KAÇI.
![[Resim: scaled.php?server=129&filename=istanbulu...es=landing]](http://desmond.imageshack.us/Himg129/scaled.php?server=129&filename=istanbulunfethitoplar5ev4.jpg&res=landing)
![[Resim: scaled.php?server=863&filename=forumdasn...es=landing]](http://desmond.imageshack.us/Himg863/scaled.php?server=863&filename=forumdasnet.jpg&res=landing)
İstanbulun Fethi belgeseli
![[Resim: tumblr_m0wldvgKjg1qa9ufr.gif]](http://media.tumblr.com/tumblr_m0wldvgKjg1qa9ufr.gif)







