İşte bir kaç bilmediklerimiz daha
-Öğrencilere yaptıkları tahsile göre ortalama ücret ödenir.
...
-İşsizlere iş bulana kadar tam ücret ödenir .
-Evlenen çiftlere bedelsiz olarak konut verilir.
-Yurt dışında tahsil yapanlara 2500 Euro harçlık yanında, barınmak ve araç yardımı yapılır.
-Ülkede otomobiller fabrika maliyetine satılır.
-Libya’nın kimseye tek sent kredi borcu yoktur.
-Eğitim, tahsil ve sağlık hizmetleri tüm yurttaşlara bedelsizdir.
-Nüfusun yüzde 25’i yüksek tahsillidir.
-Son bombalama olaylarına kadar sokaklarda evsiz veya dilenci bulunmamaktaydı.
-Bir somun ekmek fiyatı sadece 15 centtir.
ABD ve diğer kapitalist Ülkelerin Libya’yı sevmemelerine şaşmamak gerek. Gaddafi IMF veya Dünya Bankası kredisi kullanmadı.
Libya bağımsızdı, savaşın gerçek nedeni budur, kendisi bir diktatör olabilir, ABD bunu sorun yapmaz. Ne zaman ki Kaddafi Petrol İhraç eden ülkelere OPEC Dolar ve Euro yerine altın karşılığı satış yapmalarını önerdi.
Bu altın karşılığı para basmayan Batılı ülkelerin iflasını istemek demekti…
EVET; Hatırlayın, Bunu en son dile getiren Saddam Hüseyin idi;
OPEC ülkelerine dolar karşılığı satış yapmamalarını önermişti.
Hepiniz sonunun ne olduğunu biliyorsunuz:
ONU ASTILAR.
Berlusconi nin karşısına, Yakasındaki Ömer Muhtarın fotoğrafıyla çıkmaya cesaret edebilecek bir lider. Ee ne demişler meyve veren ağacı taşlarlar yazık oldu..
Origin / BattleLog ID : enderkurt2
Kaddafi bir diktatordu ancak Libyalılar kaddafi zamanını ararlar.Ayrıca bizim arap askıyla yananlarda isin icine amerika , nato girince
yalakalıklarını tekrar gosterip eskiden odul aldıgı ,sık sık gorustugu Kaddafi'ye demedikleri lafı bırakmadı.
25-10-2011, Saat:07:04
(Son Düzenleme: 25-10-2011, Saat:07:05, Düzenleyen: FireWork.)
Yıl 1974... Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan hemen sonraki günler... Türk Silahlı Kuvvetleri adaya başarılı bir çıkarma yapmış ve oradaki Türkleri kurtarmıştı.
Onuru kırılan Yunanistan ayaktaydı. Türk-Yunan savaşı her an patlayabilirdi.
Türkiye’nin böyle bir savaş için silahlı kuvvetleri hazırdı ama ciddi silah eksikliği vardı. Taner Baytok o dönemde NATO’da görevli bir diplomattı.
Türkiye, İran ve Irak’a silah için başvurdu. İran biraz oyaladı, sonra uyduruk bazı malzemeler gönderdi.
Irak ise “Sizin istedikleriniz bizde yok. Ama Libya’da var” dedi.
Dışişleri, Libya ile hemen ilişki kurdu. Libya, Kaddafi’nin kapattığı ABD üssünde bol miktarda silah ve malzeme olduğunu, bunları gönderebileceklerini bildirdi.
Kısa bir süre sonra da 4 uç[ ARGO ] dolusu silah ve malzeme Türkiye’ye gönderildi.
* * *
O sırada Ecevit iktidardaydı. Hasan Esat Işık Milli Savunma Bakanı’ydı. Işık, Taner Baytok’u çağırıp Kaddafi’ye teşekkür mektubu gönderileceğini bildirdi.
“Sen atla Libya’ya git ve yeni silah isteğimiz de olduğunu ilet” talimatı verdi.
Genç diplomat bakana şu öneride bulundu: “Efendim, gönderilen ve yeni alacağımız silahların parasını da vereceğimizi bildirelim.”
Bakan bu öneriyi kabul etti ve Baytok Libya’ya uçtu.
Baytok Libya genelkurmay başkanına Türkiye’nin silahların parasını ödemek istediğini iletti ve yeni silah isteğinde bulundu.
Libya Genelkurmay Başkanı “Sizden para almayız. Depolarda ne kadar silah, malzeme varsa hemen gönderelim” dedi.
Heyetteki Türk subaylar üsse giderek işe yarayacak silah ve malzemeleri belirledi. Bunlar 4 DC 9 uçağına yüklenerek Türkiye’ye gönderildi.
Her şey Kaddafi’nin kesin emri ile olup bitivermişti.
“Kaddafi’nin çevresi öyle kalabalık ki, sokulmak olanaksız. İte kaka yol açtık ve Deniz Baykal’ı Kaddafi’nin yanına götürdük.
Kaddafi, Baykal’a iltifatlarda bulundu. Türklerle gurur duyduklarını söyledi. ‘Birkaç gün kalın, konuğum olun’ dedi ve ertesi gün saat 10.00’da randevu verdi.
Ertesi gün gittik. Deniz Bey Kaddafi’ye Kıbrıs harekâtını anlattı.
Kaddafi ‘Neden tamamını işgal etmediniz?’ diye sordu, sonra da ‘Eğer Yunanistan kıpırdarsa size elimizden gelen bütün yardımı yaparız’ dedi.
Libya lideri, Baykal’dan ‘Ben askerlerle yemek yiyeceğim. Siz de gelin ve onlara Kıbrıs harekatını anlatın’ diye ricada bulundu.
Baykal ‘Sevinerek kalırız ama uçağı kaçırırız’ dedi. Bunun üzerine Kaddafi ‘Önemli değil, benim uçağımla gidersiniz’ deyince kaldık.
Sonra Türkiye’ye Kaddafi’nin ucağıyla döndük.
Ben bir diplomat olarak Türkiye’nin çok zor günlerinde Kaddafi’nin gösterdiği bu dostluğu hiç unutamam. Bunu bir vefa borcu olarak anlatıyorum.”
Evet o dönemde Kaddafi hiçbir ülkenin yapmadığını yapmıştı Türkiye için